MyD300.com’daki ilk yazım olduğuna göre sanırım biraz kendimden biraz da MyD300′den bahsetmem gerekir. Neden bir blog daha? Neden fotograf? Neden MyD300? Internet sektöründe çalışan bir profesyonelim, internet siteleri yönetimi, danışmanlık ve web prodüksiyonu konusunda uzmanlaşmış bir şirkette yöneticiyim, internette çalışmanın yanında internette eğlenen, boş vakitlerini de (varsa eğer) internette geçiren bir kişiym. Öte yandan amatör olarak fotografla ilgilenmenin yanı sıra ister ikibinli yılların başlarından beri weblog tutmakta, farklı konularda değişik bloglarda yazmaktayım. (Hatta o kadar ki kişisel blog’umu bir kenara bırakıp tematik bloglara ağırlık verdim ister istemez) Internetle, fotografla ve bloggingle ilgilenince “helva”nın adı da kolayca konmuş oluyor sanıyorum: MyD300.
Yaklaşık 15 yıldır birçok makine kullanmış olsam da son bir kaç yıldır fotograflarımı Nikon D50 ile çekmekteydim. Birkaç ay önce Nikon’un yeni seri fotograf makielerini piyasaya sürmesiyle birlikte “artık daha donanımlı bir makine alsam mı?” düşüncem, bir galeyan sonucunda internetten alınan bir Nikon D300 ile sonlandı. Kasım 2007′de D300′ün piyasaya çıkışıyla kısa bir süre de olsa bir anda bulunmaz hint kumaşı haline gelmesi, bir çok büyük mağazada günlerce “ön-sipariş” olarak görünmesi sırasında 17Photo.com’da “stokta” bulunması ve “hadi bakalım” nidasıyla bir Nikon D300 sahibi oluverdim. (Aslında bu kadar kolay olmadı, günlerce araştırma, okuma, yorum/forum tarama kısmını es geçiyorum) Her ne kadar makineyi kasımda almış olsam da elime geçmesi Şubat 2008′i buldu. (Adresine siperiş verdiğim arkadaşımın gelmesini beklemem gerekti kısaca) Bu sırada da elime alamadığım yeni makinenin heyecanıyla o site senin bu site benim, o forumda ne demişler bu forumda ne demişler derken D300 hakkında oldukça sıkı bir internet yolculuğu yaptım. Bu yolculuğun verilerini, linklerini, kayıtlarını kısaca “log”unu bir yerde tutsam derkn de MyD300 fikri ortaya çıkıverdi. “Neden bir blog haline getirip D300′le ilgili kaynakları bir araya toplamayayım ki?” sorusu da ardından sadece D300 temalı olacağına amatör fotografçıların işine yarayacak her türlü bilgiyi buldukça gördükçe, okudukça toparlasam, herkese bir faydam dokunsa sadece D300′le kısıtlı bırakmasam siteyi diyerek ana çerçevesini de belirlemiş oldum blog’un. (Uzun süre yeni bir makine alacağımı düşünmediğimden de D300′ün site isminde yer almasını dert etmedim açıkçası) Her ne kadar bir amatör fotograf blog’u olsa da burası, çıkış noktası belli: D300
Daha fazla kişiye ulaşmak ve uluslar arası platformda da varolmak adına siteyi ingilizce yapmaya karar verdiysem de Türkçe’deki orijinal içerik eksikliği (hem D300 hakkında hem de amatmr fotografla ilgilenenlere yönelik) hem İngilizce hem de Türkçe yazmaya itti beni. Bir yandan iki kat iş olsa da gittiği yere kadar iki dilde yayın yapmayı hedefliyorum. Belki birebir çeviri olması zor olacak ama yine de genel içerik her iki dilde de olacak. (Diye umuyorum) İlk yazıyı önce ingilizce yazdım ama kendi ana dilimde yazmak tabii ki çok daha fazla keyif -ve imkan- veriyor.
MyD300′ün hikayesi böyle… Hadi bakalım…
Entries (RSS)